Sus.. Susmalısın belki..
Şehir uyandı geceden sabaha..
İskelede bir çay bir çay daha..ve
Gitme zamanıdır şimdi,
Kız kulesini görmeden bir sabahın koynunda..
İstanbul uyanmadan senin yatağına..
Gitme zamanıdır...
Kimi zamanlar vardır hani, yüzsüzce uzak düşüren, lanet ettiren, uzaklık mekandan ibaret değildir hem sadece, zaman uzaklığı, mekan uzaklığı, gönül uzaklığı vesaire..
Özel günlere lanet...
Belki de, gelip bunu okumayacağını bildiğimdendir buralara rahatça yazışlarım, ne mutludur bana, seninle kendi içimde kaldım.. Sen çekip giderken nasıl yalnızsam, şimdilerde de yalnızım..
...
Kız sessizce baktı sağa sola.. Kimsecikler yoktu sokakta.. Hızla giydi ayakkabılarını, yağmura bıraktı kendini.. Elleri cebinde sokağa düşen yağmur damlalarına bakıyordu, ne de olsa kimsecikler...